Anneler Günü

             İşte bir anneler günü daha geldi çattı. Yaklaşık son iki haftadır yoğun bir anneler günü bombardımanına maruz kalmaktayız. Bu günü istesek de unutmamız mümkün değil zaten. Vahşi kapitalizm her özel günün suyunu çıkardığı gibi bunun da suyunu çıkarmayı becerdi. Annenize bu güzel günde ütü alın onu mutlu edin. Annenize pırlanta alın bayılacak.  Bütün anneler çiçektir en iyisi çiçek alın. Annenizin ayakları en iyisine layık ona en iyi aykkabıyı alın. En iyi anne benim annem, hayır en fedakar anne benim, hayyata olmaz benim annem çok cefakar. Offf yetmedi mi bu tantana.

           Evet annelerimizi çok seviyoruz, onlar bizim başımızın tacı kabul ediyorum. Ne yapsak haklarını ödeyemeyiz. Ama bu gün bu kadar reklrmlarla ayaklar altına alınmak, basitleştirilmek zorunda mı? Sevgiyi göstermenin tek yolu ona ütü vs. almak mı? 

          Annesini çok küçük yaşta kaybetmiş bir insan düşünün veya annesi tarafından terkedilmiş bir insan. Bu gün onlar için nasıl geçiyordur hiç düşündünüz mü? istediği halde anne olamamış bu uğurda herşeyini vermeye hazır bir insan olsaydınız bu gün ne hissederdiniz? Peki biricik evladınızı toprağa vermiş olsaydınız bu özel günde haliniz nasıl olurdu? Bunları hiç düşünen yok tabi. Peki annesiyle küs olanlar, annesi tarafından hiç sevilmemiş olanlar onları ne yapacağız? Siz bu gün üç kuruş fazla kazanacaksınız diye bu insanların duygularıyla oynamak zorunda mısınız?  Kendi isteğiyle anne olmak istemeyen kadınlar var bir de anneliğin bu kadar kutsallaştırılıp bu kadınlara yapılan toplumsal baskı nedir?

          Bir kadın ne zaman anne olur? Evladı ilk rahmine düştüğünde mi yoksa onu ilk kucağa aldığı gün mü? Bunun herkes için netbir cevabı yok. Ben açık söylemek gerekirse ilk oğlumu kucağıma aldığımda hissettim.  Yaklaşık üç yıllık anneliğimde öğrendiğim bir şey varsa o da her kadının annelik duygusu doğursun veya doğurmasın içinde olduğu. Bugün sosyal medyaya baktığımızda hep super mom lar. Mükemmel güzellikteki cici çocuklarıyla boy boy pozları mevcut. Çocuklar hiç şımarmıyor, hiç kriz geçirmirmiyor, hiç ağlamıyor nedense. Hiç bir anne de ne hikmetse yorulmuyor, halinden şikayet etmiyor. Hep ful makyaj, 32 diş ortada aşkı, canım cicimli pozlar. Oysaki annelik uzun bir yolculuk. Güzel günler olduğu gibi kötü ve yorucu günler de mevcut. Onun kokusunda dünyaları bulduğun günler olduğu gibi sinir krizi geçirdiğin günler de var. Hiçbirimiz mükemmel olmadığımız halde bu mükemmel anne pozları neden. Elimizden gelenin en iyisi yapsak yeter.

          Kadın emektir, kadın şefkattir, kadın sevgidir. Anne olsun olmasın  içinde sevgi, aşk barındıran tüm kadınların günü kutlu olsun.

Yorumlar

Popüler Yayınlar